EL-HALÎM: Gücü Olduğu Hâlde Acele Etmeyen İlâhî Yumuşaklık
İsyan ve kusurlar karşısında hemen cezaya yönelmeyen, mühlet veren, insanı tövbe ve dönüş imkânıyla terbiye eden sonsuz ilâhî hilim ve vakar.

Giriş
İnsan bazen güçlü olmaktan çok, gücünü nasıl kullandığıyla sınanır. Kızınca hemen patlamak, kırılınca anında karşılık vermek, hata görünce kişiyi bir anda silmek… Modern çağın hızı, insanın öfkesini ve dürtüsünü de hızlandırdı. Diyanet Haber’in El-Halîm yazısında da vurgulandığı gibi, bu çağ “bir anlık öfkeler”, “çok kızmalar” ve “çok istemeler” çağıdır; El-Halîm ismine ihtiyaç da tam burada belirir. Çünkü Halîm olan Allah, kudreti olduğu hâlde acele ve kızgınlıkla muamele etmeyen, mühlet verip gelişmeye fırsat tanıyan Rabb’dir. TDV de Halîm’i “sabırlı ve temkinli olan, acele ve kızgınlıkla muamele etmeyip ileride meydana gelecek gelişmelere fırsat tanıyan” diye tanımlar.
Modern bilim de bu ismi düşündüren örnekler sunar. Nörobilimde yanıt inhibisyonu, uygunsuz ya da tehlikeli davranışı durdurmak için prefrontal korteksin devreye girmesine dayanır; bu ağlar dürtünün hemen eyleme dönüşmesini engeller. İmmünolojide ise bağışıklık toleransı, vücudun her uyarana yıkıcı bir saldırı vermemesini sağlayarak dokuları korur. Teknoloji dünyasında da iyi sistemler sürekli agresif yeniden deneme yapmaz; Azure’un “circuit breaker” deseni ve AWS’nin “exponential backoff” yaklaşımı, arızalı duruma hemen yük bindirmek yerine beklemeyi ve kontrollü dönüşü seçer. Yani olgun sistemler, gücünü anında boşaltmak yerine yerinde ve zamanında kullanır. El-Halîm ismi tam da bu derin ahlâkı ilâhî düzeyde temsil eder.
Z kuşağının diliyle söylersek El-Halîm, hayatın “anında banlama” yerine “grace period” tanıyan ilâhî rahmetidir. Bu makalede El-Halîm ismini lügat, Kur’an, bilimsel metafor, tasavvuf, günlük hayat ve video dili içinde birlikte keşfedeceğiz.
Esmanın Lügavî Kökeni
El-Halîm ismi, Arapça ḥ-l-m kökünden gelir. TDV’ye göre hilm; “sabırlı ve temkinli, akıllı ve ağır başlı olmak” anlamındadır. Allah’a nisbet edildiğinde ise “kudreti olduğu hâlde cezalandırmakta acele etmeyen, öfkeyle değil temkinle muamele eden, gelişmelere fırsat tanıyan” bir ilâhî sıfat olarak anlaşılır. Aynı maddede Halîm kelimesinin Kur’an’da on beş yerde geçtiği, bunların on birinde Allah’a nisbet edildiği belirtilir. Bu kullanım sıklığı, ismin hem ahlâkî hem teolojik önemini gösterir.
TDV’nin aktardığı dilciler, Halîm kelimesinin iki yönüne dikkat çeker: Birincisi, “kudreti olduğu hâlde cezalandırmamak”; ikincisi ise “cezayı tamamen terk etmeyip gelişmelere göre davranmak.” Bu ayrım çok önemlidir. Çünkü El-Halîm, pasif bir görmezden geliş değildir. O, adaleti unutan bir hoşgörü değil; kulun dönüşüne fırsat veren, ama hükmü de bütünüyle ortadan kaldırmayan ilâhî yumuşaklıktır. Bu yüzden Halîm ismini yalnız “yumuşak huylu” diye çevirmek eksik kalır; daha doğru karşılıklar şunlardır: mühlet veren, gücü varken acele etmeyen, öfkesini hikmetle erteleyen, terbiye için zaman tanıyan.
Diyanet Haber’in El-Halîm yazısı, bu ismi çağımız için çok isabetli biçimde açıklar: Allah, mazlumun ahını da yerde bırakmaz, zalimin yaptığını da yanı başında bırakmaz; fakat bunu sabırsız bir idarecinin aceleciliğiyle değil, insanların seçim ve gayretlerinin ördüğü hayat olayları içinde yapar. Yani Halîm oluş, adaletin askıya alınması değil; adaletin mühlet ve fırsat üzerinden işletilmesidir. Aynı yazı, Allah’ın Halîm oluşunu bilmenin kişiyi de acele yargıdan uzaklaştırması gerektiğini vurgular.
Kur’ân’daki Kullanımları
Kur’an’da Halîm ismi çoğu zaman başka isimlerle birlikte geçer. TDV’ye göre altı ayette Gafûr, üç ayette Alîm, bir ayette Ganî, bir ayette de Şekûr ismiyle birlikte zikredilir. Bu birliktelikler ismin anlamını zenginleştirir: Halîm olan Allah sadece mühlet vermez; bağışlar, bilir, müstağnidir ve az iyiliğe çok karşılık verir.
Bakara Suresi (2:225)
“Yeminlerinizin kasıtsız olanlarından dolayı Allah sizi sorumlu tutmaz… Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir.” Diyanet tefsiri burada Halîm ismini, kullarının günah ve isyanları karşısında acele etmeyen ve onları hemen cezalandırmayan ilâhî sıfat olarak açıklar. Bu ayet, Halîm isminin hukukî ve ahlâkî boyutunu birlikte gösterir: insanın her kusuru aynı ağırlıkta değerlendirilmez; niyet ve kasıt hesaba katılır.
Bakara Suresi (2:235)
Bu ayette, evlilik niyetiyle ilgili gizli düşünce ve sözlerin ardından “Allah içinizden geçeni bilir… Allah gerçekten çok bağışlayandır, halîmdir” denilir. Diyanet meal ve tefsir alanında bu ifade, Allah’ın insanın içinden geçenleri de bildiğini ama buna rağmen acele cezalandırmadığını gösterir. Halîm burada, insanın kırılgan ve karmaşık iç yapısına karşı mühlet veren ilâhî nezaket gibi görünür.
İsrâ Suresi (17:44)
“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler… O, halîmdir, çok bağışlayandır.” Diyanet mealinde Halîm için parantez içinde “hemen cezalandırmaz, mühlet verir” açıklaması yapılır. Bu, ilginç bir bağlamdır: bütün varlıklar Allah’ı tesbih ettiği hâlde insan bunu anlayamaz; buna rağmen Allah insanı anında helâk etmez. Yani kozmik ölçekte bile Halîmiyet, insanın gafletine rağmen mühlet tanıyan bir rahmettir.
Nahl Suresi (16:61) ve Fâtır Suresi (35:45)
Diyanet Haber’in açık biçimde vurguladığı üzere, eğer Allah insanları yaptıklarından dolayı hemen cezalandıracak olsaydı yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Yazı, bunu özellikle Nahl 16:61 ve Fâtır 35:45 ayetlerine bağlar. Bu iki ayet, El-Halîm isminin en sarsıcı boyutunu gösterir: bizim “normal hayat” dediğimiz şeyin büyük bir kısmı, aslında ilâhî hilm sayesinde devam etmektedir.
Sâffât Suresi (37:101-102)
Kur’an’da Halîm sıfatı sadece Allah için değil, Hz. İbrâhim ve özellikle kurban kıssası bağlamında Hz. İsmâil için de kullanılır. Diyanet tefsirinde Zemahşerî’den naklen, Hz. İsmâil’in hilmine en güzel kanıtın, hayatı söz konusu olduğu halde “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” demesi olduğu belirtilir. Bu, insanda Halîm ahlâkının nasıl tecelli edeceğine dair çok güçlü bir peygamber örneğidir.
Hadislerdeki Yansımalar ve Nebevî Denge
Hadisler de aynı çizgiyi tamamlar. El-Halîm ismi, doğrudan Resûlullah’ın yumuşaklık, teenni ve öfkeyi yutma tavsiyeleriyle uyumludur. Ayrıca Hilim yazısında Diyanet Haber, Şûrâ 42:37 ve 42:43 bağlamında öfke anında kendini tutma ve affetme erdemini El-Halîm’den nasiplenmek olarak işler. Bu yüzden Halîmiyet, sadece Allah’ın bir sıfatı değil; müminin ahlâkında da yankı bulması beklenen bir isimdir.
Kozmos Açısından – Bilimsel Metafor Bölümü
Bu bölüm, şablonda özellikle vurgulanan bilim + metafizik + tasavvuf sentezi çizgisine göre hazırlanmıştır.
A) Kozmos Metaforu
NASA’nın açıkladığı hidrostatik denge, bir yıldızın yerçekimi ile iç basınç arasındaki hassas dengede ayakta kaldığını söyler. Güneş gibi yıldızlar milyonlarca ve milyarlarca yıl boyunca enerjilerini bir anda boşaltıp yok olmaz; güçlerini dengeli biçimde açığa çıkarırlar. Yani devasa kudret, kaotik patlamayla değil, ölçülü ve süreklilik taşıyan salınımla görünür. El-Halîm ismi için bu çok güçlü bir kozmik metafordur: kudretin varlığı, onu her an en sert biçimde kullanmayı gerektirmez. Bazen asıl yücelik, gücü elinde tutarken acele etmemektir.
Bu kozmik tablo, ilâhî hilmin bir yansıması gibi düşünülebilir. Yıldızın bütün enerjisini bir anda dışarı vermemesi, evrenin yaşanabilir olmasını sağlar. İnsanın hayatında da bazı güçler, bazı gerçekler, bazı karşılıklar anında inseydi belki düzen kalmazdı. Bu yüzden El-Halîm tefekkürü, gecikmeyi çoğu zaman yokluk değil, ölçülü açılım olarak okumayı öğretir.
B) İnsan Bedeninden / Biyolojiden Örnek
Nörobilim çalışmalarına göre uygunsuz veya tehlikeli davranışları durdurma yeteneği, prefrontal korteks ile subkortikal motor yollar arasındaki etkileşimlere dayanır. Özellikle lateral prefrontal korteksin, preSMA ve subthalamic nucleus üzerinden motor kortekse giden inhibisyonu güçlendirdiği; bunun da “stop-signal” görevlerindeki başarıyı etkilediği gösterilmiştir. Çalışmanın özeti açıkça, uygunsuz veya tehlikeli eylemleri engelleme kapasitesinin insan davranışı için kritik olduğunu söyler. El-Halîm ismi için bu son derece öğretici bir biyolojik metafordur: olgunluk, dürtünün var olmaması değil; dürtüye rağmen hemen davranmamaktır.
Bu bedensel örnek, manevî hayata da çevrilebilir. İnsan öfke, kıskançlık veya incinme anında hemen tepki vermek ister; ama Halîm ahlâkı, tam o anda devreye giren iç inhibisyon gibi çalışır. Güç vardır, cevap verebilir, kırabilir, susturabilir; fakat seçilen şey bazen teenni olur.
C) Teknoloji Metaforu
Azure’un “Circuit Breaker” deseni, sürekli başarısız olacak bir işlemi tekrar tekrar zorlamanın sistemi yıprattığını; bu yüzden bazı durumlarda çağrıyı hemen yeniden denemek yerine akıllıca durdurmak, sonra koşullar düzelince tekrar izin vermek gerektiğini açıklar. AWS’nin “retry with backoff” rehberi de tekrar denemelerin artan bekleme aralıklarıyla yapılmasını, aksi halde ağ bant genişliği ve rekabetin gereksiz yük oluşturacağını belirtir. Yani iyi tasarlanmış sistemler, hata görünce panikle yüklenmez; mühlet verir, bekler, sonra yeniden dener.
El-Halîm ismi için bu çok açıklayıcı bir çağdaş metafordur. Allah’ın hilmi, cezanın inkârı değil; kimi zaman sistemin ve insanın çökmesini önleyen rahmetli bekleyiş gibidir. İnsan da başkasıyla ilişkilerinde her hata gördüğünde “instant fail” vermek yerine, bazen alan açmayı, beklemeyi ve geri dönüş ihtimalini tanımayı öğrenebilir.
Tasavvufî Açıklama
A) Kalpteki Karşılığı
El-Halîm isminin kalpteki ilk karşılığı, öfkeye rağmen sarsılmayan sükûnettir. Diyanet Haber’in ifadesiyle hilmine mazhar olan insan, yaptıklarının kimsenin yanına kâr kalmayacağını bilir; ama yine de düzeltme ve telafi için fırsat tanır. Bu, zayıflık değil; yüksek bir iç denge hâlidir. Kızgınlık hâlinde patlamayı değil, kalpteki ağırlığı taşıyabilmeyi öğretir.
El-Halîm tecellisi alan kalp, olayların hemen cezaya veya kopuşa gitmemesi gerektiğini anlar. Çünkü bazen bir insanın en çok ihtiyacı hüküm değil, mühlettir. Halîm olan Allah’ın kuluna yaptığı da çoğu kez budur: hemen kırmaz, hemen silmez, hemen kapıyı kapatmaz.
B) Nefsin Terbiyesindeki Rolü
Nefis hızlıdır; ister, öfkelenir, tepki verir, cezalandırır, hükmünü anında uygulamak ister. El-Halîm ise nefsin bu aceleciliğini kırar. Diyanet Haber’in “anlık öfkeler çağı” ifadesi tam da bugünün insanını anlatır. Hilm ile terbiye olan nefis, “gücüm var, o halde şimdi yaparım” mantığından “gücüm var, ama şimdi yapmamam daha hikmetli olabilir” seviyesine çıkar.
Bu yüzden El-Halîm, sabırdan biraz farklı bir isimdir. Sabır, sıkıntıya dayanma boyutunu öne çıkarırken; hilm, öfke ve güç anında yumuşak ve geciktirilmiş tepki üretir. Nefis için bu çok zor ama çok dönüştürücü bir eğitimdir.
C) Büyük Mutasavvıfların Yorumu
Klasik kaynaklarda Halîm, sadece sabırlı olmak olarak değil; “kudreti olduğu hâlde cezalandırmayan” ve “ileride meydana gelecek gelişmelere fırsat tanıyan” bir sıfat olarak açıklanır. TDV maddesi bu iki yönü özellikle vurgular. Bu tanım, tasavvufta hilm ahlâkının neden sadece yumuşaklık değil, güce rağmen yumuşaklık sayıldığını açıklar. Gerçek hilm, zayıflığın sessizliği değil; kuvvet sahibinin kontrollü sükûtudur.
Diyanet Haber de bu çizgiyi günümüze taşıyarak, Allah’ın Halîm oluşunun zalimi yaptığında serbest bırakmak anlamına gelmediğini; ona hatasını anlaması ve telafi etmesi için mühlet vermek anlamına geldiğini söyler. Bu, çok önemli bir tasavvufî ve ahlâkî dengedir: hilm, adaletin yokluğu değil; adaletin acele etmeyen biçimidir. Aynı yazı, insanın da başkalarını bir tek davranış üzerinden hemen silivermemesi gerektiğini söyler.
Bediüzzaman Said Nursî’de El-Halîm ismi doğrudan müstakil bir risale başlığı halinde işlenmese de, onun sabır, teenni, tahammül ve hikmetli geciktirme anlayışı bu ismin ahlâkî tefsiri gibidir. Yirmi Üçüncü Mektup’ta çok çarpıcı bir cümle kurar: “Sabırsız adam teenni ile hareket etmediği için basamakları ya atlar, düşer veya noksan bırakır; maksud damına çıkamaz.” Ardından “sabır müşkülatın anahtarıdır” der. Bu pasaj, El-Halîm isminin Risale’deki belki de en canlı yankılarından biridir. Çünkü burada güçsüzlük değil, kendini tutup sıraya riayet etme öğretilir.
Aynı pasajda Bediüzzaman sabrı üçe ayırır: masiyetten kaçınma, musibete dayanma ve ibadete devam etme. Özellikle musibetlere karşı sabrı “tevekkül ve teslim” ile ilişkilendirir; sabırsızlığın ise bazen Allah’tan şikâyeti ve hikmeti beğenmemeyi içine alabileceğini söyler. Bu, El-Halîm ismini sadece başkasına karşı değil, Allah’ın takdiri karşısında da anlamamıza yardım eder. İnsan hemen itiraz etmek yerine, ilâhî hilmin kendisine de mühlet verdiğini fark edip kendi tepkisini terbiye eder.
Bediüzzaman’ın teenni vurgusu yalnız teorik değildir. Lahika mektuplarında da “teenni ile meşveret ile ihtiyat ile” hareket etme tavsiyesi tekrar eder. Bu çizgi, Halîm ahlâkının toplumsal boyutunu da görünür kılar: karar verirken acele etmemek, öfke ile hüküm dağıtmamak, süreçleri olgunlaştırmak. Yani Risale-i Nur’da hilm, sadece bireysel öfke kontrolü değil; cemaat, hizmet ve karar ahlâkıdır.
Bu yüzden Bediüzzaman’ın Halîm çizgisini şöyle özetleyebiliriz: güç ve haklılık duygusu tek başına yeterli değildir; insanın onları teenni, sabır, tahammül ve hikmetli geciktirme ile işlemesi gerekir. Böylece El-Halîm, Risale-i Nur’da “acele etmeyen rahmet” ve “öfke anında bozulmayan akıl” şeklinde tecelli eder.
Günlük Hayatta Uygulama – 4 Adım
1. Farkındalık Çalışması
Bugün seni öfkelendiren veya acele karar vermeye iten bir anı fark et.
Hemen tepki vermeden önce içinden şu soruyu sor:
“Ben burada haklı olduğum için mi acele ediyorum, yoksa nefsim hemen sonuç istediği için mi?”
2. Dua / Affirmasyon
Gün içinde birkaç kez içinden şunu tekrar et:
“Ya Halîm, bana pasiflik değil; gücü olduğu hâlde yumuşak kalabilen bir kalp ver.”
3. Ahlâkî Eylem
Bugün birine anında karşılık verme hakkın varken beklemeyi seç.
Bir mesajı hemen öfkeyle cevaplama.
Bir insanı tek bir hatasıyla silme.
Bir çocuğa, eşe, dosta veya çalışma arkadaşına küçük bir düzeltme alanı tanı.
El-Halîm ahlâkı, bazen tam da bu “bir adım geri duruş”ta başlar.
4. Zihinsel Dönüşüm
Şu cümleyi bırak:
“Haklıysam hemen karşılık vermeliyim.”
Onun yerine şunu yerleştir:
“Haklı olmakla hemen karşılık vermek zorunda olmak aynı şey değildir.”
Zikir – Vird – Meditasyon Rehberi
Zikir adedi
Başlangıç için 33 kez, daha derin tefekkür için 88 kez veya 99 kez
“Yâ Halîm”
Nefes ritmi
4 saniye nefes al – 4 saniye tut – 6 saniye ver.
Niyet cümlesi
“Allah’ım, El-Halîm isminin nuru ile öfkemin hızını azaltmaya, gücümü aceleye değil hikmete bağlamaya ve başkalarına telafi alanı tanıyabilmeye niyet ettim.”
1 dakikalık mini meditasyon akışı
Gözlerini kapat.
Seni öfkelendiren son bir olayı hatırla.
İlk nefeste bu olayın sende yükselttiği sıcaklığı fark et.
İkinci nefeste içinden yavaşça: “Yâ Halîm…” de.
Nefes verirken o sıcaklığın yavaşça yumuşadığını düşün.
Şimdi, aynı olaya hemen değil de bir saat sonra bakıyormuşsun gibi hayal et.
Sonra ertesi gün bakıyormuşsun gibi.
Aradaki farkı hisset.
Meditasyonu şu cümleyle bitir:
“Bana tepki değil, teenni nasip et.”
Kısa Hikâye / Alegori
Genç bir marangoz çırağı, ustasının çatlayan tahtaları hemen çöpe atmadığını görünce şaşırırdı. Bir gün yine bir tahta ortasından ince bir çizgiyle çatladı. Çırak baltaya uzandı, usta elini tuttu. Tahtayı gölge bir köşeye aldı, nemini dengeledi, liflerini gevşetti, sonra ince bir kelepçeyle bir süre bekletti. Ertesi gün çırak tahtanın işe yarar hale geldiğini gördü. “Neden hemen kesmedin?” diye sordu. Usta gülümsedi: “Her çatlak anında kopuş istemez. Bazısı sadece mühlet ister.” Çırak o gün ilk kez anladı: güç, baltayı hemen indirmek değil; bazen onu kaldırıp beklemektir.
Dua
Ey kullarının isyanına rağmen hemen cezaya yönelmeyen,
ey gücü olduğu hâlde acele etmeyen,
ey mühleti rahmet ve dönüş fırsatı yapan El-Halîm!
Biz bazen çok hızlı kızıyor, çok hızlı karar veriyor, çok hızlı siliyor ve çok hızlı kırıyoruz. Nefsimiz sabırsız, dilimiz aceleci, öfkemiz hazır bekliyor. Oysa Sen, bizim hatalarımıza rağmen hemen kapıları kapatmıyor, bizi anında yok etmiyor, anlamamız ve dönmemiz için mühlet veriyorsun.
Allah’ım, bizi Senin hilmine aldananlardan değil; hilminden utanıp düzelmeye çalışanlardan eyle. Öfkemizi hikmetle terbiye et. Haklı olduğumuz anda bile kaba davranmaktan bizi koru. Elimize güç geçtiğinde zalimleşmeyelim; söz hakkı bizdeyken ezmeyelim; kırıldığımızda intikamla değil, teenni ile hareket edebilelim.
Ya Rabbi, bize yumuşaklık ver; ama zillet değil. Sabır ver; ama atalete dönüşmesin. Tahammül ver; ama zulmü onaylayan bir gevşeklik olmasın. İçimizdeki ateşi, Senin rızana uygun bir olgunluğa dönüştür.
Bizi El-Halîm isminin terbiyesiyle sakin, vakarlı, ölçülü ve merhametli kullarından eyle.
Âmin.
Sık Sorulan Sorular
1. Bu isim insan psikolojisinde neye karşılık gelir?
El-Halîm ismi psikolojik düzlemde en çok dürtü kontrolü, öfke düzenleme, gecikmiş tepki verebilme, iç fren sistemi ve olgun duygusal dayanıklılık ile ilişkilendirilebilir. Nörobilimde uygunsuz eylemi durduran prefrontal inhibisyon ağları bu açıdan güçlü bir metafor sunar: güçlü olmak, dürtüsüz olmak değil; dürtüye rağmen durabilmektir.
2. Bu esmayı günlük hayatta nasıl yaşayabilirim?
Bu ismi yaşamanın yolu, öfke anında yavaşlamak, haklıyken sertleşmemek ve insanlara dönüş alanı tanımaktan geçer. Bir tartışmayı hemen büyütmemek, bir hatayı anında cezalandırmamak, önce düşünmek, sonra konuşmak, hatta bazen hiç konuşmayıp beklemek El-Halîm ahlâkıdır. Diyanet Haber’in de vurguladığı gibi, Halîm olan Allah’ın kulu başkalarını bir davranış yüzünden hemen silivermemelidir.
3. Bu isim diğer esmalarla nasıl bütünleşir?
TDV’ye göre El-Halîm, Kur’an’da çoğu zaman Gafûr, Alîm, Ganî ve Şekûr isimleriyle birlikte gelir; Diyanet tefsirinde de Afüv, Tevvâb, Habîr, Kadîr, Kavî, Metîn, Sabûr gibi isimlerle anlam yakınlığı bulunduğu belirtilir. Bu, hilmin bağışlama, bilgi, kudret ve sabır boyutlarını bir arada taşıdığını gösterir. Başka bir deyişle El-Halîm, zayıflıktan gelen yumuşaklık değil; bilen, güçlü, bağışlayıcı ve sabırlı bir yumuşaklıktır.
Esmaü'l-Hüsnâ: İsimlerin Kozmik ve Manevi Tefekkürü
Bu içerik 35. bölüm (Toplam 40 bölüm)
Hakikatin İzini Birlikte Sürün
Yeni yayınlanan bilimsel ve felsefi tefekkür makalelerimizden haberdar olmak için e-bültenimize katılın.
Bu makaleyi paylaş:
Kaynaklar
- Bekir Topaloğlu. (1997/2026 erişim). Halîm. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi.
- Diyanet Haber. (2024). Mühlet Veren: El-Halîm.
- Diyanet Haber. (2022). Hilim: Yumuşak huyluluk.
- Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). Bakara sûresi 225. ayet tefsiri. Kur’an Yolu.
- Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). İsrâ sûresi 44-46 bağlamı tefsiri. Kur’an Yolu.
- Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). Sâffât sûresi 100-102 bağlamı tefsiri. Kur’an Yolu.
- Krämer, U. M., et al. (2015). The prefrontal cortex achieves inhibitory control… PMC.
- National Institute of Allergy and Infectious Diseases. (2026). Immune tolerance.
- Microsoft Learn / Support. (2025-2026). Circuit breaker pattern; Retry with backoff; AutoRecover/AutoSave docs.
- Nursî, B. S. (2010). Yirmi Üçüncü Mektup. İstanbul: Söz Basım Yayın.
- Nursî, B. S. (2010). Kastamonu Lâhikası. İstanbul: Söz Basım Yayın.
- Nursî, B. S. (2010). Emirdağ Lâhikası. İstanbul: Söz Basım Yayın.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorum yapan siz olun!