🏷️

#Tevhid

2 içerik bu etiketle ilişkilendirilmiş

📖Makaleler (2)

İki Kanat: Bilim ve Din Birlikte Uçurur (Akıl ve Vicdan Sentezi)

İki Kanat: Bilim ve Din Birlikte Uçurur (Akıl ve Vicdan Sentezi)

Modern zihniyetin en yaygın ve yıkıcı yanılgılarından biri, bilimi ve dini birbirini dışlayan iki uzlaşmaz düşman gibi konumlandırmasıdır: "Bilime mi inanıyorsun, dine mi?" Oysa bu sual; "Sağ gözüne mi güveniyorsun, sol gözüne mi?" demek kadar temelsizdir; zira hakikatin üç boyutlu derinliği ancak iki gözün birlikte odaklanmasıyla idrak edilebilir. Bilim maddi kâinatın "nasıl" işlediğini, mekanizmalarını ve fiziksel kanunlarını araştırırken; din o varoluşun "neden" var olduğunu, ahlaki gayesini ve Sanatkârı'nı bildirir. Biri olmadan diğeri eksik kalır; maneviyattan yoksun bilim Hiroşima ve ahlaki çöküş üretirken, bilimden kopuk din taassup ve cehalete sürüklenir. Bu makalede; Einstein, Planck, Heisenberg ve Collins gibi bilim devlerinin itirafları eşliğinde bilim ve dinin ontolojik bütünlüğü çözümlenmekte; Bediüzzaman Said Nursi'nin Münazarat'ta formüle ettiği "Vicdanın ziyası ulûm-u diniyedir, aklın nuru fünun-u medeniyedir" sentezi ekseninde kâinatı ilahi bir kitap olarak okuyan çift kanatlı bir idrak modeli sunulmaktadır.

12 Eylül 2026

Varlığın Kökeni: Tabiat Risalesi ve Dört Yol Çözümlemesi

Varlığın Kökeni: Tabiat Risalesi ve Dört Yol Çözümlemesi

Kâinattaki muazzam düzen, göz kamaştırıcı sanat ve hassas yaşam dengesi karşısında insan zihni kaçınılmaz olarak tek bir temel soruya odaklanır: "Bütün bu varlıklar nasıl var oldu?" Klasik mantık ve kelâm metodolojisine göre bu suale verilebilecek yalnızca dört teorik ihtimal bulunmaktadır: Eşyayı maddi sebepler yaratmıştır, her şey kendi kendine tesadüfen teşekkül etmiştir, tabiat kanunları icat etmiştir ya da sonsuz ilim ve kudret sahibi tek bir Yaratıcı var etmiştir. Bediüzzaman Said Nursi, felsefe ve kelâm tarihinin zirve metinlerinden biri olan Tabiat Risalesi adlı eserinde bu dört ihtimali mantık analizine tabi tutar. Bu makalede; ilk üç materyalist iddianın aklen, mantıken ve ontolojik olarak neden imkansız kısırdöngülere saplandığı "fabrika", "eczahane" ve "matbaa" analojileriyle incelenmekte; geriye kalan dördüncü yol olan "Tevhid" hakikatinin tek rasyonel ve zorunlu açıklama olduğu ortaya konulmaktadır.

12 Eylül 2026