Evrim Üzerine

TESADÜFÜN MATEMATİĞİ: Bir Protein Tesadüfen Oluşabilir mi?

TESADÜFÜN MATEMATİĞİ: Bir Protein Tesadüfen Oluşabilir mi?

Tesadüf" ne kadar güçlüdür? Sonsuz zaman verilirse, her şey olabilir mi? Bu makale, bir tek proteinin tesadüfen oluşma ihtimalini matematiksel olarak hesaplıyor. Sonuç: 10^164'te 1. Bu sayı ne kadar büyük? Evrendeki tüm atomların sayısının karesinden bile büyük. Bediüzzaman'ın ünlü "Eczahane" analojisiyle başlayıp, modern olasılık hesaplamalarıyla devam eden bu makale, hayatın tesadüfen oluşmasının matematiksel imkansızlığını gösteriyor.

Bir Düşünce Deneyi: Piyango

Türkiye'de Sayısal Loto oynuyorsun. 6 sayıyı doğru bilme şansın: 1/13,983,816.

Yani yaklaşık 14 milyon kombinasyon var.

Şimdi düşün: Her hafta kupon alıyorsun. Ne kadar sürede kazanırsın?

Ortalama: 268,919 yıl. (Her hafta bir kupon aldığında)

Ama sadece 6 sayı bu. Ve "sadece" 14 milyon kombinasyon.

Şimdi sana başka bir oyun önereyim.

Evrendeki tüm atomları bir torbaya koy. 10^80 atom. Her atom mavi. Ama bir tanesi yeşil.

Gözlerin bağlı. Torba karıştırılıyor. İçine elini sok.

İlk denemede yeşil atomu çek.

Olasılık: 1/10^80.

İmkansız mı? Neredeyse.

Ama bu bile, bir proteinin tesadüfen oluşma ihtimali yanında çok kolay kalıyor.


BİLİMSEL PERSPEKTİF: PROTEIN OLUŞUM OLASILIKLARI

Bir Protein Nasıl Oluşur?

Proteinler, amino asitlerden oluşur. İnsan vücudunda 20 farklı amino asit kullanılır.

Basit bir fonksiyonel protein, yaklaşık 150 amino asit uzunluğundadır.

Şimdi sorun:

  • Doğru amino asitler seçilmeli (20 seçenek var her pozisyonda)
  • Sol-elli (L-form) amino asitler kullanılmalı (D-form değil)
  • Peptid bağları ile bağlanmalılar (diğer bağ türleri değil)
  • Doğru sırada dizilmeliler (rastgele değil, fonksiyonel)

Her biri ayrı bir olasılık problemi. Hadi hesaplayalım.

Problem 1: Doğru Sıralama

150 amino asitlik bir protein. Her pozisyonda 20 seçenek.

Olasılık: (1/20)^150 = 1/10^195

Bu sayı ne kadar büyük? Şöyle düşün:

Evrendeki atom sayısı: 10^80

10^195, bu sayının 115 sıfır fazlası.

Yani: 1,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000'de 1.

Ama bu sadece başlangıç.

Problem 2: Sol-Elli Amino Asitler

Amino asitler iki formda gelir: L-form (sol-elli) ve D-form (sağ-elli).

Kimyada ikisi de eşit olasılıkla oluşur. %50 - %50.

Ama hayat, sadece L-form kullanır. Neden? Bilmiyoruz. Ama bu bir gerçek.

150 amino asitin hepsinin L-form olma olasılığı: (1/2)^150 = 1/10^45

Analoji: 150 kez yazı-tura at. Hepsinde yazı gelsin.

Problem 3: Peptid Bağları

Amino asitler birbirine bağlanırken iki tür bağ oluşabilir: peptid ve non-peptid.

Yine %50 - %50 şans.

Ama proteinler sadece peptid bağı kullanır.

149 bağın hepsinin peptid olma olasılığı: (1/2)^149 = 1/10^45

Problem 4: Doğru Katlanma

Peki 150 amino asidi doğru sırada, hepsi L-form, hepsi peptid bağlı bir şekilde yan yana getirdin diyelim.

Yine de protein çalışmaz.

Çünkü protein, üç boyutlu bir yapıya katlanmalı. Ve katlanma çok spesifik olmalı.

Douglas Axe (Cambridge'de araştırmacı) hesapladı: 150 amino asitlik rastgele bir zincirin fonksiyonel bir yapıya katlanma olasılığı: 1/10^74.

Toplam Olasılık

Şimdi hepsini birleştir:

10^195 × 10^45 × 10^45 × 10^74 ≈ 10^164

Yani: 10^164'te 1.


FELSEFİ BOYUT: BU SAYI NE ANLAMA GELİYOR?

Evrenin Tüm Atomlarını Kareleyin

Evrendeki atom sayısı: 10^80

10^80 × 10^80 = 10^160

Yani: Evrendeki tüm atomların karesi bile, 10^164'ten küçük.

Başka bir ifade: 10^164 = 10^160 × 10,000

Evrendeki tüm atomları al. Karele. Sonra 10,000 ile çarp. İşte o zaman 10^164 edersin.

İğne-Samanlık Analojisi

"Samanlıkta iğne aramak" deyimi var. Zor ama mümkün.

Peki ya şu:

Evrendeki her atomu bir samanlık yap. O samanlıklarda toplam bir iğne sakla.

Gözlerin bağlı. Rastgele bir samanlığa git. Rastgele bir yere el at.

İlk denemede iğneyi bul.

Bu ihtimal: 1/10^80.

Yine de 10^164'ten trilyon trilyon trilyon kez daha kolay.

Milyar Yıl Yeter mi?

"Ama milyarlarca yıl var. Sonsuz deneme yapılır. Eninde sonunda olur."

Gerçekten mi?

Evrenin yaşı: 13,8 milyar yıl = 4,35 × 10^17 saniye

Diyelim ki her saniye 1 trilyon deneme yapabiliyorsun. (İmkansız ama diyelim.)

10^17 saniye × 10^12 deneme = 10^29 deneme.

Ama ihtiyacın olan: 10^164 deneme.

10^164 ÷ 10^29 = 10^135

Yani: 10^135 kat daha fazla zamana ihtiyacın var.

Evrenin yaşını 10^135 ile çarp. O kadar zaman gerekli.

Bu: 10,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000 evren yaşı demek.

Kısaca: İmkansız.


MANEVİ BOYUT: ECZAHANE ANALOJİSİ

Bediüzzaman'ın Temsili

Bediüzzaman Said Nursi, Tabiat Risalesi'nde muhteşem bir analoji verir:

Büyük bir eczahane düşün. Raflarda yüzlerce kavanoz. Her kavanozda farklı bir madde: İlaçlar, asitler, bazlar, zehirler...

Bir deprem oluyor. Kavanozlar devrilir. Sıvılar karışır.

Sonra bakarsan, ortada mükemmel bir şifa macunu var. Tam dozajında, hiçbir fazlalık, hiçbir eksiklik yok.

Mümkün mü?

Hesap Edelim

Diyelim ki eczahanede 150 kavanoz var. Her kavanozdan tam 1 gram alman gerekiyor.

Ama kavanozlar devrildi. Rastgele miktarlar döküldü.

Her kavanozdan doğru miktarda (1 gram ± 0.01 gram) dökülme olasılığı ne kadar?

Diyelim ki her kavanozun içinde 100 gram var. O zaman 100 farklı "miktar seviyesi" var.

Doğru miktarda dökülme: (1/100)^150 = 1/10^300

10^300. 10^164'ten bile büyük!

Yani: İlaç, eczahanede tesadüfen oluşmaz.

Birisi, ölçerek, bilerek, hesaplayarak karıştırmalı.

Hücre Daha Karmaşık

Eczahane analojisi, tek bir protein için.

Ama bir hücre, en az 250 protein gerektirir.

Her proteinin olasılığı: 10^164

250 protein: (10^164)^250 = 10^41,000

10^41,000.

Bu sayıyı yazmak için 41,000 sıfır gerekir.

Kağıda yazsaydın, 14 sayfa tutardı.


BİLİM İNSANLARINDAN GÖRÜŞLER

Fred Hoyle (Ünlü astrofizikçi):

"Hayatın tesadüfen oluşma ihtimali, bir kasırganın bir hurdalıktan geçip Boeing 747 oluşturması kadar düşüktür."

Francis Crick (DNA yapısını keşfeden, Nobel ödüllü):

"Dürüst bir insan, mevcut bilgimizle, hayatın kökeni neredeyse mucize gibi görünüyor."

Douglas Axe (Cambridge, biyolog):

"Fonksiyonel bir protein bulmak, kozmik bir saklambaç oyununda kazanmakla eşdeğer."

Antony Flew (Ünlü ateist filozof, bu bilgileri öğrendikten sonra teist oldu):

"Bu bilgileri öğrendiğimde, hayatın doğal süreçlerle oluştuğuna dair bir teori oluşturmanın bile başlangıcını yapmak inanılmaz derecede zorlaştı."


HEPSİNİ BİRLEŞTİRİRSEK

Bilim Ne Diyor?

Matematik çok net: Tek bir fonksiyonel protein, tesadüfen oluşamaz.

Olasılık: 10^164'te 1.

Bu, pratikte sıfır demek.

Felsefe Ne Diyor?

İki seçenek:

1. Tesadüf: Milyarlarca yıl, sonsuz deneme, eninde sonunda oldu.

Ama matematik diyor ki: Evrenin yaşı 10^135 kat yetersiz.

2. Tasarım: Birisi bilerek, ölçerek, planlayarak yaptı.

Hangisi daha mantıklı?

Şöyle düşün: Scrabble oynuyorsun. Harfleri rastgele çekiyorsun. 150 harf. Ve "Hamlet" kitabının ilk paragrafını oluşturuyorsun. Harfi harfine.

Biri sana der ki: "Bu tesadüf."

İnanır mısın?

Yoksa "Biri hileli harfler koydu" demez misin?

Maneviyat Ne Diyor?

İslam öğretisine göre, hayat "kün" (ol) emriyle yaratıldı.

Yani: Bir planlama var. Bir tasarım var. Bir Hekim var.

Eczahane analojisini hatırla: İlaç, kavanozlar devrilince oluşmaz.

Bir Eczacı gerekir.

Hücre de bir eczahane gibi. Ama çok daha karmaşık.

O zaman bir Hekim olmalı.


SONUÇ

10^164.

Bir sayı. Ama sıradan bir sayı değil.

Bu sayı, evrendeki tüm atomları kareleştirecek kadar büyük.

Bu sayı, evrenin yaşını 10^135 ile çarpacak kadar büyük.

Bu sayı, "tesadüf" kelimesini anlamsız kılacak kadar büyük.

Şimdi düşün:

Vücudunda 37 trilyon hücre var. Her hücrede binlerce protein.

Ve her protein, 10^164'te 1 ihtimalle oluşmamalıydı.

Ama sen buradasın.

Okuyorsun. Düşünüyorsun. Nefes alıyorsun.

Nasıl oldu?

Biri der ki: "Tesadüf. Şans. Milyarlarca yıl."

Başkası der ki: "Hayır. Matematik imkansız diyor. Birisi yaptı. Planladı. Tasarladı."

Hangisi daha mantıklı?

Fred Hoyle'un dediği gibi: "Bir kasırga, bir hurdalıktan geçip Boeing 747 oluşturabilir mi?"

Cevap: Hayır.

Peki bir hücre, rastgele atomlardan oluşabilir mi?

Boeing 747, birkaç milyon parça. Hücre, milyarlarca molekül.

O zaman hücre, Boeing'den çok daha imkansız.

Ama sen varsın.

Bir Sayısal Loto kuponu düşün. 6 sayı. 14 milyon kombinasyon. Kazanma şansı çok düşük.

Ama haftada bir kupon alıyorsun. Belki bir gün kazanırsın.

Şimdi başka bir oyun: Evrendeki her atomı al. Hepsini mavi yap. Bir tanesini yeşil. Gözlerin bağlı. İlk denemede yeşil olanı bul.

İmkansız mı? Neredeyse.

Ama yine de 10^164'ten trilyon trilyon kez daha kolay.

Senin varlığın, o yeşil atomu bulmaktan trilyon trilyon kez daha imkansız.

Ama buradasın.

Bediüzzaman'ın dediği gibi: Eczahane kavanozları devrilince ilaç olmaz.

Bir Eczacı gerekir.

Senin hücrelerini de biri karıştırdı. Ölçtü. Yaptı.

Kim?

Cevabı sen bul.

Ama şunu bil: Matematik, tesadüfü reddediyor.

10^164, "imkansız" diyor.

Peki o zaman cevap ne?

Belki cevap, o inanılmaz sayının kendisinde saklı.

Çünkü 10^164, tesadüfün değil, tasarımın imzası.


Bu makaleyi paylaş:

Paylaş:

Kaynaklar

  1. Axe, D. (2004). Estimating the prevalence of protein sequences adopting functional enzyme folds. Journal of Molecular Biology, 341(5), 1295-1315.
  2. Flew, A. (2007). There Is a God: How the World's Most Notorious Atheist Changed His Mind. HarperOne.
  3. Hoyle, F. (1983). The Intelligent Universe. Michael Joseph Ltd.
  4. Meyer, S. C. (2009). Signature in the Cell: DNA and the Evidence for Intelligent Design. HarperOne.
  5. Nursi, B. S. (2005). Tabiat Risalesi. Şahdamar Yayınları.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın

Düşüncelerinizi paylaşmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

İlgili Makaleler