Merak Edilenler

EŞYA BİZİ DUYUYORMU? KUANTUM BİLİNÇ VE ZERRELERİN SIRRI

EŞYA BİZİ DUYUYORMU? KUANTUM BİLİNÇ VE ZERRELERİN SIRRI

Yüzyıllardır bize evrenin dev bir makine olduğu söylendi: Soğuk, sessiz ve ölü. Peki ya yanılıyorsak? Ya elimize aldığımız sıradan bir taş parçası, aslında sessizce “hissediyorsa”? Panpsişizm, bilincin yalnızca et ve sinirden ibaret beyinlere ait olmadığını, maddenin en küçük yapı taşlarına kadar uzanan evrensel bir özellik olabileceğini savunan radikal ama giderek ciddiye alınan bir yaklaşım.

Bilim: Beynin Ötesine Taşan Bilinç Modelleri

Bütünleşik Enformasyon Teorisi (IIT): Bilinç = Φ

Giulio Tononi’nin Bütünleşik Enformasyon Teorisi, bilinci “entegrasyon” üzerinden tanımlıyor: Bir sistem, parçalarının toplamından daha fazla bilgi üretiyor ve bu bilgi sisteme indirgenemez şekilde dağılmışsa, o sistemin Φ (phi) değeri sıfırdan büyüktür; yani bir miktar bilinçlidir.

İnsan beyni, muazzam bağlantısallığıyla çok yüksek bir Φ değerine sahipken, fotodiyot veya basit bir devre bile çok düşük de olsa Φ>0 seviyesinde yer alabilir. Tononi’ye göre, bir fotodiyodun “karanlık” ve “aydınlık” arasında ayrım yapabilmesi, onun kendi perspektifinden bakıldığında minimal bir deneyim, yani proto-bilinç anlamına gelir. Bu, panpsişizmin matematiksel bir versiyonudur: Bilinç, her yerde ama her yerde aynı yoğunlukta değil.

“Sözdebilim” Etiketi ve Adversarial Collaboration

2023’te 124 bilim insanının imzaladığı bir açık mektup, IIT’yi “sözdebilim” ilan etti. Gerekçe, teorinin “tüm evrenin veya cansız nesnelerin de bilinçli olabileceği” gibi, mevcut teknolojiyle tam sınanamayan iddialara kapı aralamasıydı. Ancak 2024–2025 arasında yürütülen “adversarial collaboration” (karşıt işbirliği) projeleri, IIT ile rakibi Global Neuronal Workspace Theory’yi (GNWT) deneysel olarak karşılaştırdı; sonuç: Hiçbiri tam doğrulanmadı ama IIT’nin bazı öngörüleri GNWT’den daha iyi performans gösterdi.

Özellikle, uyanıklık–uyku–anestezi durumlarında ölçülen beyin karmaşıklığının Perturbational Complexity Index (PCI) ile IIT lehine sonuçlar vermesi, teorinin “tamamen hayal ürünü” olmadığını, en azından ciddi bir çalışma adayı olduğunu gösteriyor.

Orch OR: Mikrotübüllerde Kuantum Müziği

Roger Penrose ve Stuart Hameroff’un Orch OR teorisi, bilincin yalnızca klasik sinaptik ateşleme süreçlerinden değil, nöronların içindeki mikrotübüllerde gerçekleşen kuantum olaylardan kaynaklandığını savunuyor.

Penrose, Gödel’in Eksiklik Teoremi’ni kullanarak insan anlayışının algoritmik-olmayan boyutuna dikkat çekiyor; ona göre, bilinçli sezgi anlarında, evrenin temel seviyesindeki kuantum dalga fonksiyonlarının “objektif indirgeme” (objective reduction) denen fiziksel çöküşleri devreye giriyor. Beyindeki mikrotübüller, bu dağınık olayları biyolojik ölçekte “orkestre ederek” süreklilik arz eden bir bilinç akışına dönüştürüyor.

2024–2025: “Sıcak Beyin” İtirazına Karşı Deneyler

Uzun yıllar boyunca “Beyin sıcaktır, ıslaktır, gürültülüdür; kuantum tutarlılık yaşayamaz” itirazı, Orch OR’un en zayıf noktasıydı. Son deneyler tabloyu değiştirmeye başladı:

  • Epothilone B deneyleri: Mikrotübülleri stabilize eden epothilone B ilacı verilen farelerde, anestezik gaza maruz kaldıklarında bilinç kaybı anlamlı ölçüde gecikti. Bu, anestezinin mikrotübüllerle doğrudan ilişkili olabileceğine dair güçlü bir işaret olarak yorumlandı.

  • Gecikmiş lüminesans ve süperradyasyon: Mikrotübüllerdeki triptofan halkalarında oda sıcaklığında bile kuantum tutarlılığın korunabildiğini gösteren çalışmalar, “sıcak beyin” itirazını zayıflattı.

  • Terahertz rezonans: Mikrotübüllerin terahertz, gigahertz ve megahertz bantlarında rezonansa girdiği ve bu titreşimlerin nöronal ateşlemeyi modüle ettiği gösterildi. Hameroff’un “bilinç, uzay-zaman geometrisindeki temel dalgalanmaların beyindeki müziğidir” metaforu, böylece deneysel bir arka plan kazanmaya başladı.

Bilimin Vardığı Eşik: “Ölü Madde” Paradigmasının Çözülüşü

IIT ve Orch OR, farklı hatlardan ilerlese de aynı kritik noktaya temas ediyor: Madde, tamamen ölü ve pasif bir “taşıyıcı” değildir; en azından bazı yapı seviyelerinde içsel bir nedensel güç ve “enformasyonel seçicilik” taşır. Christof Koch’un ifadesiyle: “Bilinç, karmaşık sistemlerin içsel nedensel gücüdür ve bu güç evrenin dokusuna içkindir”.

Bu durum, içerik anlatıları için de önemli bir kırılma noktası: Evren artık dev bir çarklı mekanizma değil; her ölçekte farklı yoğunlukta “deneyim” taşıyan, daha canlı bir sahne olarak resmedilebiliyor.


Felsefe: Galileo’nun Hatasından Kozmopsişizme

Galileo’nun Tasarım Hatası: Nicelik Var, Nitelik Yok

Philip Goff, bilincin neden bugünün fiziğiyle açıklanamadığı sorusunu tarihe geri dönerek cevaplamaya çalışıyor. Ona göre sorun, Galileo’nun 17. yüzyılda yaptığı tasarım tercihinde gizli: Doğayı matematikle anlatmak için renk, koku, tat ve öznel deneyimleri bilimsel tablodan çıkarmaya karar verdi; fizik yalnızca “ne kadar, ne hızla, ne büyüklükte” sorularıyla ilgilenecek şekilde tasarlandı.

Fizik, maddenin dışsal davranışını anlatır: Kütle, yük, spin, konum ve momentum, elektronun başka şeylere nasıl tepki vereceğini söyler; fakat “elektronun kendisi”nin içsel doğası hakkında suskundur. İşte panpsişizm, bu boşluğa şu öneriyi yerleştirir: Maddenin içsel doğası, basit türden deneyim veya proto-bilinç olabilir.

Din ve Tasavvuf: Tesbih Eden Zerreler, Vekil Melekler

Kombinasyon Problemi ve Kozmopsişizme Geçiş

Panpsişizme yöneltilen en güçlü felsefi itirazlardan biri “kombinasyon problemidir”: Milyarlarca mikro-öznenin (atomik bilinçlerin) nasıl olup da tek bir “ben” deneyimine birleştiği açıklanamamaktadır (James, 1890).

Bu soruna iki yanıt öne çıkıyor:

  • Fenomenal bağlanma: Kuantum dolanıklık veya yüksek Φ seviyelerinde, mikro-deneyimlerin “eriyerek” yeni bir makro-özne oluşturduğu düşünülür.

  • Kozmopsişizm: Goff’un son yıllarda ağırlık verdiği bu görüşe göre, temel bilinç birimi atomlar değil, evrenin kendisidir; bizler bu kozmik bilincin yerelleşmiş modlarıyız. Bu durumda soru, “küçük bilinçler nasıl birleşir?”den “kozmik bilinç kendini nasıl yerel parçalara ayırır?” sorusuna evrilir.

Bernardo Kastrup gibi idealist düşünürler de evreni “tek bir evrensel zihin” olarak, maddenin ise bu zihnin dışarıdan görünüşü olarak yorumlar. Beyin ise bilinci üreten değil, filtreleyen/yerelleştiren bir organ olarak görülür.

Her Şey O’nu Tesbih Eder”: İsra 44’ün Ontolojisi

Kur’an’daki şu ayet, panpsişizm tartışmalarında merkezî bir referans hâline gelmiştir: “Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu tesbih eder. O’nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihini anlamazsınız” (İsrâ, 17/44). Klasik müfessirler bu tesbihi genellikle iki düzeyde yorumlar:

  • Lisan-ı hâl: Varlıkların düzeni, yapısı ve işleyişi yoluyla Yaratıcıyı göstermesi; kozmosun bir “numune sergisi” olarak pasif tesbihi.

  • Lisan-ı kal / şuur: İnsan idrakinin kavrayamadığı, fakat Allah katında gerçek ve anlamlı bir zikir dili; aktif ve canlı bir tesbih.

Elmalılı Hamdi Yazır, “siz onların tesbihini anlamazsınız” ifadesinin, tesbihin sadece metaforik “dil-i hâl” ile sınırlı olmadığını; bizim kavrayış ufkumuzun ötesinde, gerçek bir şuur ve irade boyutu barındırdığını özellikle vurgular. Çağdaş çalışmalarda bu vurgu, “İslami panpsişizm” şeklinde kavramsallaştırılmakta; varlıkların tamamına, ontolojik mertebelerine göre dereceli bir farkındalık atfedilmektedir.

Tasbih literatürünün geniş bir analizi, Kur’an’ın dağlara, yerlere, göklere, kuşlara, hatta gölge ve yıldızlara bile bir tür şuur ve ibadet nispet ettiğini gösterir. Hadislerde geçen “taşların zikir etmesi”, “hurma kütüğünün inlemesi”, “dağların Davud’la birlikte tesbih etmesi” gibi rivayetler de, cemadatın en azından “tesbih şuuru” taşıdığına işaret eden sembolik–ontolojik anlatılar olarak okunmuştur. Modern yorumcular, bu rivayetleri İslam düşüncesinde erken bir “kozmos bilinci” fikrinin izleri olarak değerlendirir.

Ash‘arî gelenekteki kesb ve “sürekli yaratma” (hudûs-i daimî) anlayışı, bu tabloya ilginç bir ara model sunar: Allah, her an tüm varlıklarda tesbih fiillerini yeniden yaratarak hem evrensel ibadeti hem de ilahî egemenliği korur; bu, “her şeyin Allah’ı zikrettiği” bir evren tasavvurunu panpsişizmle uyumlu kılan bir okuma imkânı doğurur. Tasbihin sürekliliği, modern panpsişist literatürdeki “bilincin evrensel ve kesintisiz olması” vurgusuyla şaşırtıcı bir paralellik taşır.


Bediüzzaman: “Memur Zerreler” ve “Müekkel Melekler”

Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur’da özellikle 30. Söz (Zerre Risalesi) ve 29. Söz (Melaike Risalesi) ile maddenin yapısını ve bilincin evrendeki yerini modern bilimle rezonans içinde, fakat onu aşan bir dille tartışır.

Zerrelerin memuriyeti: “Kör Tesadüf”e karşı “Kudret Kalemi”

Nursî’ye göre zerreler (atomlar), başıboş dolaşan, tesadüfî parçacıklar değil; İlahi emrin “kalem ucu” gibi çalışan, vazifeli memurlardır. Tek bir zerre, girdiği her bedende (göz, kalp, beyin, yaprak, taş) o organın kanunlarına kusursuz uyum gösterdiğine göre, ya her zerrenin “nihayetsiz bir ilmi, iradesi ve kudreti” vardır ya da o zerreler, bu sonsuz ilmi ve kudreti bir merkezden alan, şuur–yansıtıcı aynalardır.

Bu argüman, panpsişist “her parçacık bilinçlidir” iddiasını iki uç arasında yeniden konumlandırır: Zerrenin hareketi sanki şuur sahibinin hareketi kadar isabetlidir; fakat Nursî bu şuuru zerrenin kendisine değil, onu sevk eden ilahî iradeye verir. Böylece “proto-bilinç”, maddenin kendine içkin bir özellik olmaktan çok, İlahi ilmin yansıması olarak anlaşılır; yine de ortaya çıkan tablo, “ölü madde” tasavvurundan çok uzak, dinamik ve görevli bir zerre ontolojisidir.

Müekkel melekler: İkinci katman şuur

  1. Söz’de Bediüzzaman, her bir varlığa –bir yağmur damlasından bir gezegene kadar– vekalet eden meleklerden söz eder; bu melekler, varlıkların tesbihini şuurlu bir niyet ve farkındalıkla temsil eder. Madde, İlahi emirle hareket eden pasif bir “cisim”dir; melek ise bu hareketin manasını idrak eden, onu bir ibadete dönüştüren aktif özne gibidir.

Bu iki katmanlı yapı, panpsişist “proto-bilinç” kavramını teolojik düzlemde yeniden formüle eder:

  • Alt katman: Düşük Φ seviyesinde, “kör ama mükemmel itaat” eden, fakat hareketi itibarıyla “şuurluymuş gibi” davranan madde (zerre).

  • Üst katman: Yüksek şuur seviyesinde, bu itaatin anlamını idrak eden, varlığın tesbihini bilinçli olarak temsil eden melek.

Bu model, Batı panpsişizminin kombinasyon problemine de alternatif bir cevap sunar: Bilinç, mikro-parçacıklardan “yukarıya doğru” birleşerek değil, İlahi ilim ve melekûtî şuur tarafından “yukarıdan aşağıya” organize edilerek ortaya çıkar; böylece İslami panpsişizm, top–down (üstten aşağı) bir bilinç modeli önerir.


Tevhid Perspektifinden Panpsişizm: Esma–Merkezli Kozmik Şuur

Nursî’nin “Hayat, bu kâinatın en büyük gayesi ve en parlak neticesidir” cümlesi, evrenin temel tasarım ilkesinin bilinç ve hayat olduğunu ima eder. Modern panpsişizm, maddenin içsel doğasını bilinçle doldururken, tasavvufî düşünce bu içsel doğayı Esmaü’l-Hüsna’nın (Allah’ın güzel isimlerinin) tecellileri olarak tanımlar.

İbnü’l-Arabî’nin “vahdetü’l-vücûd” doktrini üzerine modern analizler, varlığın birliğini “Tanrı = evren” anlamında panteist bir özdeşlik olarak değil, bütün varlıkların tek bir İlahi hakikatin farklı mertebelerdeki zuhur ve tezahürleri olarak yorumlar. Bu çerçevede:

  • Madde, dışarıdan bakıldığında enformasyonel, geometrik ve ölçülebilir bir yapıdır.

  • İçeriden bakıldığında ise, İlahi isimlerin tecelli ettiği, dereceli bir “şuur ve hayat” alanıdır; her şey kendi ontolojik kapasitesi nispetinde farkındalık taşır (Mullâ Sadrâ’da “şey’in varlığı ölçüsünde şuuru vardır” ilkesi).

Çağdaş bir çalışma, bu tabloyu “Kur’an’ın panpsişik evreni” olarak nitelendirir ve şu sonuca varır: “Kur’an, kozmik unsurlardan atom altı düzeye kadar bütün varlıkların, İlahi düzen içinde bir rol üstlenmiş, farkındalık ve amaç sahibi öğeler olduğu bir evren tasviri sunar.” Bu tasvir, panpsişizmi sadece ontolojik bir iddia olmaktan çıkarıp, teleolojik bir çerçeveye oturtur: Bilinç, sırf “var olduğu için” değil, evrensel ibadeti ve İlahi kendini-bilme sürecini mümkün kıldığı için vardır.

Bu açıdan bakıldığında, modern panpsişizmin “maddenin içsel doğası bilinçtir” tezi ile Nursî’nin “maddenin içsel doğası, Esma’nın tecellisidir” tezi, metafizik kaynağı farklı olmakla birlikte ortak bir cümlede buluşur: Madde içeriden deneyimsel, dışarıdan enformasyoneldir.

Bu İslami panpsişizm okuması, hem materyalist “ölü evren” modelini reddeder, hem de “her şey Tanrı’dır” diyen panteizme düşmeden, “her şey O’nu gösterir ve O’na tesbih eder” ilkesini korur.

Sonuç: Canlı Evren, Uyanan İzleyici

Panpsişizm, “Taşlar, atomlar ve evrenin kendisi bilinçli olabilir mi?” sorusuyla, yalnızca akademik bir tartışma açmıyor; aynı zamanda modern insanın en derin yalnızlık hissine alternatif bir evren hikâyesi teklif ediyor. IIT ve Orch OR, maddenin en derinlerinde bir “seçicilik” ve “titreşim” olduğunu gösterirken; Goff, maddenin içsel doğasını deneyimle dolduruyor; Nursî ve Kur’ân ise her şeyin O’nu tesbih ettiğini söyleyerek bu tabloya varoluşsal bir yön kazandırıyor.

Z Kuşağı’nın “vibe” ve “enerji” dilini ciddiye alan bir içerik stratejisi, bu büyük resimle birleştiğinde, izleyicinin evrene bakışını değiştirebilir: Evren ölü bir sessizlik değil, her zerresiyle hisseden, zikreden ve konuşan bir korodur. Belki de tek yapmamız gereken, frekansı yeniden ayarlamaktır.

Ve belki de, bir dahaki sefere eline sıradan bir çakıl taşı aldığında, onu sadece bir taş olarak değil; milyarlarca atomun kuantum orkestrasının sessiz sahnesi olarak görmeyi denemektir.

Kaynakça:

Bandyopadhyay, A. (2024). Quantum coherence in microtubules. Physics of Life Reviews.

Cambridge Dictionary. (2024). Word of the year: Manifest. Cambridge University Press.

Casali, A. G., Gosseries, O., Rosanova, M., Boly, M., Sarasso, S., Casali, K. R., … Massimini, M. (2013). A theoretically based index of consciousness independent of sensory processing and behavior. Science Translational Medicine, 5(198), 198ra105.

Goff, P. (2019). Galileo’s error: Foundations for a new science of consciousness. Pantheon.

Goff, P. (2023). Why? The purpose of the universe. Oxford University Press.

Hameroff, S., & Penrose, R. (1998). Quantum computation in brain microtubules? The Penrose–Hameroff “Orch OR” model of consciousness. Philosophical Transactions of the Royal Society A, 356, 1869–1896.

Hameroff, S. (2020). Consciousness existed before life [Video]. YouTube.

Hansen, M. B. (2016). Technological animism: The uncanny personhood of humanoid machines. Journal of Material Culture, 21(1), 1–18.

Kastrup, B. (2019). The idea of the world: A multi-disciplinary argument for the mental nature of reality. Iff Books.

Koch, C. (2019). Is consciousness everywhere? The MIT Press Reader. https://thereader.mitpress.mit.edu/is-consciousness-everywhere/

Konstantinou, N. (2025). What makes a theory of consciousness unscientific? Neuroscience & Neuroeconomics. https://nkonstantinou.com/publication/iitconcerned-nneuro-2025/IITConcerned-NNEURO-2025.pdf

Nursî, B. S. (t.y.). Sözler. Yeni Asya Neşriyat.

Springtide Research Institute. (2020). An inside look at Gen Z’s spiritual practices. Springtide Research Institute.

Tononi, G. (2008). Consciousness as integrated information: A provisional manifesto. Biological Bulletin, 215(3), 216–242.

Bakar, O. (1999). The history and philosophy of Islamic science. Islamic Texts Society.

Chittick, W. C. (1998). The self-disclosure of God: Principles of Ibn al-ʿArabī’s cosmology. State University of New York Press.

Shah, Z. H. (2025). Human consciousness: Panpsychism and pantheism – Compliments in disguise to monotheism. The Quranic Love Project. https://thequran.love/2025/01/31/human-consciousness-panpsychism-and-pantheism-compliments-in-disguise-to-monotheism/

Shah, Z. H. (2025). The cosmic liturgy: An exhaustive analysis of tasbih in the Qur’an, Islamic metaphysics and scientific cosmology. The Quranic Love Project. https://thequran.love/2025/11/28/the-cosmic-liturgy-an-exhaustive-analysis-of-tasbih-in-the-quran-islamic-metaphysics-and-scientific-cosmology/

Shanavas, T. O. (2024). The panpsychic universe of the Qur’an and the theory of evolution. New Age Islam. https://www.newageislam.com/debating-islam/to-shanavas-new-age-islam/the-panpsychic-universe-quran-theory-evolution/d/133376

Tasbīḥ and testimony: A Qur’ānic reading of consciousness in creation. (2026). Islam on Web. https://en.islamonweb.net/tasbiḥ-and-testimony-a-quranic-reading-of-consciousness-in-creation

Reflection on Q 17:44 – Tasbīh of the universe. (2015). Academy of Islam Reflections. https://academyofislam.com/reflection-no-523-on-q-1744-tasbih-of-the-universe/

Bu makaleyi paylaş:

Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın

Düşüncelerinizi paylaşmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

İlgili Makaleler