Esmaü'l-Hüsnâ

EL-LATÎF: En Gizli İncelikleri Bilen ve Lütfunu Sessizce Ulaştıran İlâhî İnayet

12 dk okumaYazar: Yaratıcıya İnan
ÖZET & TEFEKKÜR NOTU

Maddenin en derin katmanlarına nüfuz eden, kulunun farkına bile varmadığı ince lütuflarla hayatı kuşatan ve ihsanını hissettirmeden ulaştıran ilâhî letafet.

EL-LATÎF: En Gizli İncelikleri Bilen ve Lütfunu Sessizce Ulaştıran İlâhî İnayet

Hayatta bazı yardımlar vardır; gürültü yapmaz, kendini ilan etmez, ama tam zamanında yetişir. Bir kapı kapanır gibi olurken başka bir kapının sessizce açılması, tam umudun inceldiği anda içe doğan beklenmedik bir ferahlık, fark etmeden korunmuş olduğunu sonradan anladığın bir dönüş… El-Latîf ismi tam burada kalbe dokunur. O, sadece veren değil; ince veren, sadece bilen değil; en ince ayrıntıya nüfuz ederek bilen, sadece yardım eden değil; yardımını bazen fark edilmeden ulaştıran Rabb’dir. TDV’nin Latîf maddesi ve Diyanet’in açıklamaları bu ismin hem “çok lütufkâr” hem de “en ince ayrıntıları bilen” anlam katmanlarını birlikte taşıdığını vurgular.

Modern bilim de bazen büyük şeyleri küçük, zarif ve görünmez etkiler üzerinden okumayı öğretir. NASA’nın açıkladığı gibi yerçekimi, bir mercek gibi davranıp görünmez kütlenin etkisiyle ışığın yolunu bükebilir; USGS’ye göre kapiler etki, suyu sessizce yukarı taşıyarak bitkilerin yaşamasını mümkün kılar; Microsoft’un resmî açıklamasında ise AutoRecover ve AutoSave, kullanıcı fark etmese de arka planda çalışıp emeği korur. El-Latîf ismi, işte bu “ince ama etkili” işleyişi tefekkür etmeye çağırır. Z kuşağının diliyle söylersek El-Latîf, hayatın sessizce çalışan arka plan zarafetidir.

Esmanın Lügavî Kökeni

El-Latîf ismi, Arapça l-t-f kökünden gelir. Bu kök; ince olmak, nazik davranmak, gizli ve derin yönlere nüfuz etmek, lütufla muamele etmek gibi anlamlar taşır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Latîf, Allah’ın isimleri arasında hem “çok lütufkâr” hem de “en ince ve gizli hususları bilen” anlamında kullanılır. Bu yüzden isim, sadece yumuşaklık veya kibarlık bildirmez; aynı zamanda derin nüfuz, görünmeyen ayrıntıları kuşatma ve ince hikmetle tasarruf etme anlamı da taşır.

Diyanet Haber, Latîf ismini “her şeyden haberdar ve sınırsız lütufkâr” diye özetler; kişinin kendi bile anlayamadığı duygularını, gizli dertlerini, sessiz ihtiyaçlarını bilen ve lütfedeceği zaman bunu zarafetle yapan ilâhî isim olduğunu vurgular. Bu, ismin psikolojik derinliğini de açar: Latîf olan Allah, kaba bir müdahaleyle değil, çoğu zaman kalbi kırmadan, düzeni bozmadan, sessizce yardım eden Rabb’dir.

Modern Türkçede bu ismi tek kelimeyle çevirmek zordur. “İnce lütuf sahibi”, “zarifçe yardım eden”, “en ince ayrıntıları bilen”, “görünmez şekilde destekleyen” gibi karşılıklar birlikte düşünüldüğünde El-Latîf’in ana ekseni daha iyi anlaşılır. Bu yönüyle El-Latîf, El-Habîr ile yakın; Er-Rahmân ve Er-Rahîm ile iç içe; El-Fettâh ve El-Vedûd ile de derinden akraba bir isimdir.

Kur’ân’daki Kullanımları

Kur’an’da Latîf ismi yedi yerde geçer ve Diyanet Haber’in belirttiği üzere bu kullanımların beşinde Habîr ismiyle birlikte yer alır. Bu birliktelik çok anlamlıdır: Allah sadece lütufkâr değildir; lütfunu tam bilgiyle, yerli yerinde, en gizli ayrıntıları bilerek verir.

En'âm Suresi (6:103)

“Gözler O’nu idrak edemez, O bütün gözleri idrak eder. O Latîf’tir, Habîr’dir.” Diyanet tefsiri burada Latîf isminin, Allah’ın sevgi, merhamet, ihsan ve ikramla çok lütufkâr oluşunu ifade etmesinin yanında, özellikle Habîr ile beraber kullanıldığında “her şeyi en ince ayrıntılarına kadar kusursuz bilen” anlamına geldiğini söyler. Bu ayet, Latîf isminin hem aşkınlık hem nüfuz boyutunu çok güçlü biçimde açar.

Yûsuf Suresi (12:100)

Hz. Yûsuf, hayatındaki büyük dönüşümün sonunda “Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir” anlamına gelen bir cümle kurar. Diyanet’in ilgili tefsir pasajında, Yûsuf’un yaşadığı tüm sıra dışı olayları ilâhî takdir ve hikmet çizgisinde okuduğu, bu ihtişamı kendine değil Allah’ın lütfuna verdiği belirtilir. Burada El-Latîf, hayatın sert görünen kırılmalarının içinden bile zarif bir hikmet çıkaran isim olarak görünür.

Lokmân Suresi (31:16)

Lokmân’ın oğluna verdiği öğütte, hardal tanesi kadar küçük bir şeyin bile kayanın içinde, göklerde veya yerde saklı kalsa Allah tarafından getirileceği bildirildikten sonra “Allah Latîf’tir, Habîr’dir” denilir. Diyanet kaynaklı tefsir özetleri, burada insanın yaptığı hiçbir şeyin ne kadar gizlenirse gizlensin ilâhî bilgi dışında kalmayacağını ve bunun ahlâkî hayatın temeli olduğunu vurgular. El-Latîf burada, en küçük ve en saklı şeyi bile kaçırmayan bir ilâhî incelik olarak tecelli eder.

Şûrâ Suresi (42:19)

“Allah kullarına çok lütufkârdır; dilediğini rızıklandırır.” Bu ayetin tefsir özetlerinde Latîf isminin; kullarının en küçük ihtiyaçlarını bile dikkat-i nazara alan, onların çoğu zaman nasıl karşılandığını fark etmediği ihtiyaçlarını karşılayan, güzel halleri yayan ve zor şeyi kolaylaştıran bir ilâhî lütuf anlamı taşıdığı belirtilir. Bu, El-Latîf’in özellikle “fark edilmeden gelen ikram” boyutunu öne çıkarır.

Mülk Suresi (67:13-14)

“Sözünüzü ister gizleyin ister açığa vurun… Yaratan bilmez olur mu? O, bütün inceliklerin farkındadır ve her şeyden haberdardır.” Diyanet tefsiri, burada Allah’ın gizlisiyle açığıyla her şeyi kuşatan ilminin hatırlatıldığını ve insanın hayatını buna göre düzenlemesi gerektiğini söyler. El-Latîf bu ayette, kalbin içindeki en saklı şeyi dahi bilen, insanın kendinden sakladığını da bilen isimdir.

Hadislerdeki Yansımalar ve Nebevî Denge

Hadislerde de Allah’ın lütfunun kaba değil, ince ve kuşatıcı bir tarzda işlediği görülür. Özellikle duanın kabulü, kolaylığın yaratılması, kulun fark etmeden korunması ve gönlünün sükûnete erdirilmesi gibi başlıklarda bu isimle güçlü bir uyum vardır. Burada Es-Semî‘, El-Basîr ve El-Mücîb isimleriyle birlikte düşünüldüğünde El-Latîf’in dua hayatındaki derinliği daha da açılır.

Kozmos Açısından – Bilimsel Metafor Bölümü

A) Kozmos Metaforu

NASA’nın açıkladığı üzere gravitational lensing, yerçekiminin tıpkı optik bir mercek gibi davranıp ışığın yolunu bükmesi ve normalde görünmesi zor olan uzak nesneleri görünür hale getirmesidir. Burada doğrudan gözle görülemeyen bir etki, görünür evreni sessizce şekillendirir. El-Latîf ismi için bu çok güçlü bir kozmik metafordur: bazen en büyük açılımlar, en gürültülü müdahalelerle değil, ince ve görünmez etki ile olur. Işık yolunu değiştirir, görüntü berraklaşır, ama bu iş kaba bir kuvvet gösterisiyle değil, zarif bir eğişle gerçekleşir.

Bu kozmik tablo, hayatın manevî diline de tercüme edilebilir. İnsan bazen “hiçbir şey değişmedi” sanır; ama olayların yorumu, yolun yönü, kalbin bakışı çoktan değişmiştir. El-Latîf tecellisi çoğu zaman tam da böyle çalışır: sistemi kırmadan, insanı ezmeden, görünürde fırtına koparmadan, ışığın yolunu usulca değiştirir.

B) İnsan Bedeninden / Biyolojiden Örnek

USGS’ye göre capillary action, suyun adezyon ve kohezyon sayesinde ince boşluklarda yukarı doğru hareket etmesidir; bitkiler ve ağaçlar bu süreç olmadan yaşayamaz, suyu köklerden dallara ve yapraklara taşıyamazdı. Bu taşıma çoğu zaman gözle görülmez; ama hayat onun üstünde yükselir. El-Latîf ismi için bundan daha zarif bir biyolojik metafor az bulunur: yardım bazen gürültüyle değil, sessizce yükselen bir akışla gelir.

Buradaki ana ders şudur: görünmeyen süreç, görünür canlılığı ayakta tutar. İnsan da çoğu zaman hayatını büyük olayların taşıdığını sanır; oysa onu ayakta tutan nice ince destek vardır: zamanında gelen bir cümle, geciken bir belanın fark edilmeden savılması, küçük ama belirleyici bir imkan, içe doğan sükûnet… El-Latîf, işte bu görünmez yükseltme biçimidir.

C) Teknoloji Metaforu

Microsoft’un resmî destek dokümanına göre AutoRecover, uygulama veya sistem çökmesi durumunda dosyayı kurtarmaya yardımcı olmak için belirli aralıklarla dosyanın bir kopyasını arka planda kaydeder; AutoSave ise kullanıcı çalışırken dosyayı otomatik kaydeder, böylece kişi her an manuel kaydetmek zorunda kalmaz. Bu, modern teknoloji dilinde El-Latîf için çok isabetli bir benzetmedir: bazen en kıymetli yardım, sen fark etmeden arka planda çalışan koruyucu düzendir.

İnsan hayatında da El-Latîf tecellisi çoğu zaman böyle okunur. Büyük mucizeler kadar, sessiz korumalar da vardır. Sonradan dönüp baktığında “Ben bunu nasıl atlattım?” dediğin anlar, bazen Latîf isminin arka planda işleyen zarafetini daha görünür kılar. Bu benzetme metaforiktir; ama çağımızın dilinde oldukça açıklayıcıdır.

Tasavvufî Açıklama

A) Kalpteki Karşılığı

El-Latîf isminin kalpteki ilk karşılığı, incelmiş farkındalık ve kırılmadan korunmuşluk hissidir. İnsan bazen kaba müdahalelerle değil, incelikle iyileşir. Sert konuşma değil, uygun bir sessizlik; büyük çözüm değil, doğru zamanda gelen küçük bir işaret kalbi ayağa kaldırabilir. Diyanet’in Latîf yazısında da Allah’ın kulun en derin duygularını, en gizli dertlerini bildiği ve lütfedeceği zaman bunu nezaketle yaptığı vurgulanır. Bu yüzden El-Latîf ismi, kalpte “Ben anlaşılmadan da bilinmiş olabilirim” duygusu doğurur.

Bu isim korkudan çok huzur verir. Çünkü Latîf olan Allah, kaba sınamalarla değil; bazen sessiz yönlendirmelerle, bazen görünmez korumalarla, bazen de kalbe verdiği bir inşirah ile kulunu taşır. İnsan bunu fark ettiğinde hayatındaki her şeyi sadece büyük olaylarla değil, ince lütuflar üzerinden de okumaya başlar.

B) Nefsin Terbiyesindeki Rolü

Nefis çoğu zaman kaba, aceleci ve yüksek seslidir. Hemen sonuç ister, hemen açıklık ister, hemen görünür yardım ister. El-Latîf ise nefse inceliği, sabırlı okumayı ve zor şeylerin bazen yumuşak yollardan çözüldüğünü öğretir. Şûrâ 42:19’un yorumunda görüldüğü gibi Allah’ın lütfu, kulun bazen fark etmediği ihtiyaçlarını bile kuşatır. Bu, nefsin dar “ben istedim, o halde hemen olmalı” mantığını kırar.

El-Latîf ayrıca insanın kendi iç kaba davranışlarını da fark ettirir. Sözde sertlik, hükümde acelecilik, ilişkilerde hoyratlık, ibadette incelik kaybı… Bu isimle terbiye olan nefis, sadece büyük günahlardan değil, ince kabalıktan da sakınmayı öğrenir. Çünkü لطيف olanın kulu, nezaketi yalnız bir görgü kuralı değil, kulluk ahlâkı olarak taşır.

C) Büyük Mutasavvıfların Yorumu

Klasik çizgide El-Latîf ismi iki ana anlam halkasıyla açıklanır: lütufkârlık ve en ince hususları bilme. TDV maddesi ve Diyanet’in Latîf açıklamaları bu iki anlamı birlikte taşır. Mutasavvıf bakışta ise bu isim, kulun hayatında bazen farkına bile varmadığı ilâhî terbiyeyi, zarif yönlendirmeyi ve iç inceliği anlatır. Allah kuluna bazen kapı açarak değil, onu incelterek lütfeder.

Bediüzzaman Said Nursî’de El-Latîf ismi çoğu zaman doğrudan başlıklaşmış bir bahis şeklinde değil; lütuf, letaif, ince sanat, letaif-i rahmet ve şefkatin dekaiki diliyle karşımıza çıkar. Bu çok önemlidir. Çünkü Bediüzzaman, bazen bir ismi lafzen yoğun tekrar etmekten çok, onun tecelli biçimini tabiat, insan ve hayat içindeki örüntüler üzerinden gösterir. Birinci Söz’de yeryüzündeki nebatat ve hayvanatın tedbir, terbiye ve idaresindeki “lütuf ve merhametten tezahür eden” ilâhî sikkeye dikkat çeker; yani kâinat sadece kudret ve azametle değil, ince lütuf ile de yönetilmektedir.

Yine Bediüzzaman, insan mahiyetindeki “letaif-i re’fet”, “dekaik-ı şefkat” ve ilâhî merhamet ışınlarından söz ederken, insanın iç dünyasının kaba maddî işleyişten ibaret olmadığını anlatır. Onun dilinde “letaif”, sadece duygu katmanları değil; ilâhî hitaba ve rahmete açık, ince alıcılar gibidir. Bu açıdan El-Latîf, Risale çizgisinde insanın iç donanımına sessizce yerleştirilmiş zarafet ve idrak kapasitesi olarak okunabilir.

Hanımlar Rehberi ve benzeri pasajlarda Bediüzzaman, kokuların “letaif-i rahmeti” hissettirdiğini, dilin tatları ayırt ederek bir şükr-ü manevî vazifesi gördüğünü söyler. Bu ifade son derece değerlidir. Çünkü burada lütuf, yalnız büyük nimette değil; koku, tat, ince his ve duyusal zarafet içinde de görünür. Yani Risale-i Nur’da El-Latîf, bazen kokunun inceliğinde, bazen bir çiçeğin zarafetinde, bazen kalpte beliren şefkatte tecelli eder. Bu okuma, Latîf ismini kuru bir “naziklik” başlığından çıkarıp hayatın estetiğine ve merhamet duyusuna taşır.

Yirminci Mektup’taki “bir çiçeğin mehasin-i sanatı ve letaif-i hilkati, bir bahar kadar letafetli ve kıymetli olabilir” ifadesi de Bediüzzaman’ın Latîf çizgisini çok iyi özetler. Burada ince yaratılış, küçüklük içinde büyüklüğü taşıyan bir tecelli olur. Demek ki ilâhî letafet, çoğu zaman nicelikte değil; ince düzen, zarafet ve görünürde küçücük olanın içindeki hikmet yoğunluğunda parlar. Bu, modern insan için çok kıymetli bir derstir: büyük etki her zaman büyük hacimle gelmez.

Özetle Bediüzzaman’da El-Latîf, doğrudan “bu isim şöyledir” cümlesiyle değil; lütuf ve merhametten tezahür eden sikke, letaif-i rahmet, dekaik-ı şefkat, letaif-i hilkat ve insanın iç dünyasındaki ince alıcılar diliyle açılır. Risale çizgisinde bu isim, kulun hayatına zarifçe dokunan, kâinatı sadece kudretle değil incelikle de yöneten ve insanın kalbini kaba taşlaşmadan koruyan ilâhî isimlerden biridir.

Günlük Hayatta Uygulama – 4 Adım

1. Farkındalık Çalışması

Bugün özellikle küçük ama belirleyici bir lütfu fark etmeye çalış.

Tam zamanında gelen bir mesaj, kaçırmadığın bir kaza, beklenmedik bir kolaylık, içe doğan bir sakinlik…

Kendine şu soruyu sor:

“Ben bugün hangi ince yardımı sonradan fark ettim?”

2. Dua / Affirmasyon

Gün içinde birkaç kez içinden şunu tekrar et:

“Ya Latîf, bana büyük işaretlerden önce ince lütuflarını fark edecek kalp ver. Sert çözümler değil, zarif yönlendirmelerle yürümeyi nasip et.”

3. Ahlâkî Eylem

Bugün birine kaba iyilik değil, ince iyilik yap.

Onu utandırmadan yardım et.

Sözünü kesmeden dinle.

İncinmiş birini sessizce gözet.

Kimse bilmeden bir yükü hafiflet.

El-Latîf ahlâkı, sadece iyilik yapmak değil; iyiliği kırmadan yapmaktır.

4. Zihinsel Dönüşüm

Şu cümleyi bırak:

“Yardım geldiyse mutlaka büyük ve görünür olmalı.”

Onun yerine şunu yerleştir:

“Bazı en büyük yardımlar, en sessiz gelenlerdir.”

Zikir – Vird – Meditasyon Rehberi

Zikir adedi

Başlangıç için 33 kez, daha derin tefekkür için 129 kez veya 99 kez

“Yâ Latîf”

Nefes ritmi

4 saniye nefes al – 4 saniye tut – 6 saniyede ver.

Niyet cümlesi

“Allah’ım, El-Latîf isminin nuru ile kalbimi inceltmeye, hayatımdaki gizli lütufları fark etmeye ve insanlara zarifçe dokunabilen biri olmaya niyet ettim.”

1 dakikalık mini meditasyon akışı

Gözlerini kapat.

İlk nefeste hayatının sert görünen bir meselesini düşün.

İkinci nefeste o meselenin içindeki küçük kolaylığı ara.

Üçüncü nefeste içinden yavaşça: “Yâ Latîf…” de.

Kalbinin çevresine şeffaf, yumuşak bir ışık indiğini hayal et.

Bu ışık seni zorlamıyor; sadece içindeki düğümü gevşetiyor.

Meditasyonu şu cümleyle bitir:

“Beni kırmadan dönüştüren lütuflarını fark etmek istiyorum.”

Kısa Hikâye / Alegori

Küçük bir atölyede çalışan çırak, ustasının işini hep büyük aletlerin yaptığını sanıyordu. Bir gün çok ince bir çatlak yüzünden pahalı bir cam levha parçalanmak üzereydi. Çırak ağır penseyi ararken usta, cebinden iğne kadar ince bir kama çıkardı, çatlağın kenarına usulca dokundu ve kırılmayı durdurdu. Çırak şaşırdı: “Bunu böyle küçük bir şey mi engelledi?” Usta gülümsedi: “Her büyük tehlike, büyük müdahaleyle durmaz. Bazen en büyük işi en ince dokunuş yapar.” Çırak o gün anladı: güç bazen bağırır, lütuf ise çoğu zaman sessizce çalışır.

Dua

Ey en gizli dertleri bilen,

ey lütfunu incelikle ulaştıran,

ey kaba kırılışların içinden bile zarif bir hikmet çıkaran El-Latîf!

Biz bazen sadece büyük işaretleri bekliyor, sessiz yardımlarını fark edemiyoruz. Bazen sıkıntının içindeyken korunmuş olduğumuzu göremiyor, bazen de lütfun gecikti sanıp ümitsizliğe düşüyoruz. Oysa Sen bizim kendimize bile açıklayamadığımız duygularımızı biliyor, içimizdeki düğümü biz fark etmeden gevşetiyor, kimi zaman kapıyı açmadan önce kalbi hazırlıyor, kimi zaman kalbi düzeltmeden nimeti vermiyorsun.

Allah’ım, hayatımdaki ince lütuflarını fark edecek bir basiret ver. Beni sertlikten, hoyratlıktan, aceleden ve kaba hükümden koru. Kalbimi incelt; dilimi yumuşat; bakışımı zarifleştir. İyiliği gösterişle değil nezaketle yapmayı, sözü kırmadan söylemeyi, başkasının kalbine baskı değil merhem olmayı nasip et.

Ya Rabbi, görünürde kapanan yollarda bile gizli rahmetini görebilmeyi, geciken cevaplarda bile boşa bırakılmadığımı bilmeyi, gizli dertlerimi Senin zaten bildiğine güvenebilmeyi lütfet. Beni kırmadan eğit, utandırmadan düzelt, yormadan taşı, incitmeden dönüştür.

Beni El-Latîf isminin terbiyesiyle zarif, sabırlı ve derin kullarından eyle.

Âmin.

Sık Sorulan Sorular

1. Bu isim insan psikolojisinde neye karşılık gelir?

El-Latîf ismi psikolojik düzlemde en çok ince farkındalık, duygusal nüansları okuyabilme, görülmeden de anlaşılmış olma hissi ve sert değil yumuşak iyileşme süreçleriyle ilişkilidir. İnsan bazen büyük çözümlerden çok küçük ama yerinde gelen desteklerle toparlanır; El-Latîf bilinci bunu manevî düzeyde görünür kılar.

2. Bu esmayı günlük hayatta nasıl yaşayabilirim?

Bu ismi yaşamanın yolu, iyiliği kaba değil incelikli yapmaktır. Birini utandırmadan desteklemek, sözünü ezmeden dinlemek, görünmez yükleri fark etmek, yardım ederken kırmamak, konuşurken gereksiz sertliği bırakmak bu ismin günlük hayattaki tezahürleridir. Risale çizgisinde de lütuf ve merhamet çoğu zaman “ince sanat” ve “letaif-i rahmet” diliyle görünür.

3. Bu isim diğer esmalarla nasıl bütünleşir?

El-Latîf en açık biçimde El-Habîr ile bütünleşir; Kur’an’da da çoğu zaman birlikte zikredilir. Ayrıca Er-Rahmân, Er-Rahîm, El-Fettâh, El-Vedûd ve bazı bağlamlarda El-Hakîm ile yakın anlam alanı taşır. Çünkü incelikli lütuf çoğu zaman bilgi, merhamet, hikmet ve sevgiyle birlikte işler.


📚Seri İçeriği

Esmaü'l-Hüsnâ: İsimlerin Kozmik ve Manevi Tefekkürü

Bu içerik 33. bölüm (Toplam 40 bölüm)

İlerleme83%

Hakikatin İzini Birlikte Sürün

Yeni yayınlanan bilimsel ve felsefi tefekkür makalelerimizden haberdar olmak için e-bültenimize katılın.

Bu makaleyi paylaş:

Paylaş:

Kaynaklar

  1. Diyanet Haber. (2023). İncelikle lütfeden: El-Latîf (c.c.).
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). En‘âm sûresi 103. ayet tefsiri. Kur’an Yolu.
  3. Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). Mülk sûresi 13–14. ayet tefsiri. Kur’an Yolu.
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı. (t.y.). Şûrâ sûresi 19. ayet tefsiri.
  5. National Aeronautics and Space Administration. (2025). Focusing in on gravitational lenses.
  6. U.S. Geological Survey. (2018). Capillary action and water.
  7. Microsoft Support. (t.y.). Recover files in Office for Mac; What is AutoSave?
  8. Topaloğlu, B. (2003/2020). Latîf. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi.
  9. Nursî, B. S. (2010). Birinci Söz. İstanbul: Söz Basım Yayın.
  10. Nursî, B. S. (2010). Yirminci Mektup. İstanbul: Söz Basım Yayın.
  11. Nursî, B. S. (2010). Hanımlar Rehberi. İstanbul: Söz Basım Yayın.
  12. Nursî, B. S. (2010). Onuncu Söz. İstanbul: Söz Basım Yayın.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın

Düşüncelerinizi paylaşmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

İlgili Makaleler