1 içerik bu etiketle ilişkilendirilmiş
Klasik Newton fiziğinin inşa ettiği mekanik dünya görüşü; evreni katı, durağan, kendi kendine işleyen kapalı bir saat mekanizması olarak tasvir ediyordu. Oysa 20. yüzyılın başında atom altı dünyaya kapı aralayan kuantum fiziği, bu materyalist paradigmayı kökünden sarstı. Deneyler gösterdi ki, madde aslında katı bir nesne değil; %99.9999999'u boşluk olan, sürekli titreşen enerji dalgaları ve olasılık bulutlarıdır. Boş uzay bile durağan olmayıp her salise var olup yok olan kuantum dalgalanmalarıyla kaynamaktadır. Bu makalede; kuantum fiziğinin çift yarık deneyi, Heisenberg belirsizlik ilkesi ve Casimir etkisiyle ortaya koyduğu dinamik varoluş tablosu ile Bediüzzaman Said Nursi'nin bir asır önce telif ettiği Tahavvülat-ı Zerrat (Atomların Dönüşümü) ve Teceddüd-ü Emsal (Benzerlerin Kesintisiz Yenilenmesi) kavramları arasındaki hayret verici uyum incelenmektedir. Kâinatın bir kere kurulup bırakılan mekanik bir saat değil; her an ilahi irade tarafından tazelenen bir "film şeridi" ve İsm-i Kayyûm ile ayakta tutulan kesintisiz bir tecelli alanı olduğu temellendirilmektedir.
12 Eylül 2026